google-site-verification: googlea169ef6bc8d678e3.html

10 12 2008

siyaset niçin yapılır?

Ülkemizin demokrasi yolunda yaşadığı sıkıntıların nedenleri arasında belki de en önemlisi toplumun siyaset anlayışında,daha net olarak "siyaset niçin yapılır" sorusuna verdiği cevapta gizli.Siyaset ile ilgilenenlerin bu soruya cevap verirken ciddi ciddi bir ideolojiden,düşünce sisteminden bahsedeceğini sanıyorsanız yanılırsınız. Özellikle 1980 darbesi ile depolitize edilen Türk toplumunda ideoloji peşinde koşan idealist insanların suyuna kibrit suyu döküldüğü bilinen bir gerçektir.Daha doğrusu adına rejim denilen "yüce değerler sistemi" 1980 darbesi ile özgür koşullarda siyaset yapmaya izin vermediğini adeta kafaya balyoz ile vurarak sert bir şekilde göstermiştir.Çünkü özgür siyasete izin verildiği taktirde rejimin "beka" sı denilen "kutsal ruh" un tıpkı 1960'taki gibi tehlikeye girebileceği görülmüştür.Ülke gelişemeyecek,toplum ilerleyemeyecek, siyaset yapılıyor diye boşuna bağırıp çağrılacak, tırmanalınacak ama olsun,yeter ki "rejimin bekası" tehlikeye girmesin.Siyasetin yüce yöneticilerce çok dar bir çerçeve ile sınırlandığı bir ülkede siyaset yapmak isteyenlerin elinde fazla bir seçenek kalmamakta.Ya rejimle çatışmayı,şansının olmadığını bile bile özgürlüğünden, canından olmayı göze alacak, ya da kuzu kuzu istenilen siyaset oyununu oynayacaktır.Sonuçta sistemin resmi bir ideoloji ile kuşatıldığı bizim gibi ülkelerde siyaset oyununun ne kadar basit oynandığını yaşayarak görmekteyiz.Seçim vaatleri başka,icraat başka,ne muhafazkar iktidar partisi "muhafazakarlık" yapabiliyor,ne sosyal demokrat parti "sosyal demokratlık".Radikal partilere zaten hiç izin yok. Geriye siyasi partilerin rahatça çalışabilecekleri tek bir alan kalıyor.O da partizanlık yapmak. İdeolojisiz, renksiz, kokusuz siyaset ama renkli,ateşli partizanlık. Yani partiye oy verenleri, yandaşları kayırma,gözetme ve yeri geldiğinde ihya etme.Bu nedenle partiler devlete hizmet amacından çok "çıkar örgütleri" olarak "belli bir kesime çıkar sağlama" görüntüsü vermekte.İşte siyasetin bu şekilde algılanması demokrasinin gelişmesi önünde en büyük engellerden birisi. Halkın korkutma ve yıldırma ile siyasetten soğutulmasından sonra, ülkemizde batıda görülen tarzda demokratik kitle hareketlerinden söz edilemeyeceğine göre,devlet gücünü elinde bulunduran Yüce kişiler "siyasetin gerektiği şekilde" yapılabilmesi için lütufta bulunmadıktan sonra siyasetin de demokrasinin de fasid bir dairenin dışına çıkması,gelişmesi mümkün görünmüyor.

Hiç yorum yok:

Sitetistik TurkeyRank.Com - Pagerank Servisi
Web Statistics